
30 Mar, 2009
ÜŞÜYORUM
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey

16 Mar, 2009
Bu ve benzeri görüntülere bakarak chp’nin, chp’lilerin değiştiğini yada sosyal demokratlıktan uzaklaştıklarını düşünmeyin, çünkü bunların ezeli de bundan farklı değildir. İsmet İnönü zamanında gariban köylü ve yoksulların burunlarından fitil fitil getirmiş bir zihniyettir bunlar. Paran varsa yanlarında durabilirsin, gücü ve güçlüyü sever bunlar. Yetimin, fakirin elindekinide almak için her zorbalığı mübah sayarlar.

15 Mar, 2009
Askerle Bülent Arınç’ın söz düellesu gündemi meşgul ederken bizde biraz katkıda bulunalım. Ne demiş sayın Arınç "Bunların savaşacak halleri yok. Askerlikten başka her şeyi yapmışlar. Yasa dışı güçlerle işbirliği yapmaktan bile çekinmemişler. Aman Allah’ım neler konuşmuşlar, neler söylemişler. Allah’a çok şükür ediyorum ki Türkiye bunların zamanında bir savaşa falan girmemiş. Yoksa bunların savaşacak halleri yok. Askerlikten başka her şeyi yapmışlar. Siyasetle uğraşmışlar, darbelerle uğraşmışlar. Memlekette kendi kafalarına göre uygun buldukları işleri yapmak için maalesef yasa dışı güçlerle bile işbirliği yapmaktan çekinmemişler. "
Evet askerlikten başka her şey, yasa dışı güçler deyince hepsi ayna gibi ortaya çıkmıyormu, terör yasa dışı güç değil mi?. Adam öldürmek, yolsuzluk yapmak, tehdit etmek, rüşvet yemek, insanları gizlice fişlemek, yabancı ülkelere danışmanlık yapmak vesaire, böyle işlerle meşgul olan bir komutan sizce askerlikmi yapmıştır yoksa askerlikten başka her bi şeyimi?.

19 Oca, 2009
Mafya, siyaset, polis vs… nasıl bir araya gelerek kapalı kapılar ardında sağcılık solculuk oynadıkları, laiklik elden gidiyor, şeriat gelecek yaygarası kopardıkları ve daha akıl almaz senaryoları susurluk kazası sonrasında bir nebzede olsa anladık. Ne kadar anlasakta kafamıza taş düşmesin diye harabenin kenarına varmak istemedik işin doğrusu varamadık. Bütün bu olanları hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Ergenekonun susurluk döneminde cirit attığını da öğreniyoruz, şöyleki; bir televizyon programında dönemin susurluk araştırma komisyonu başkanı sayın Mehmet Elkatmış ‘tabi canım ergenekon o zamanda konuşuluyordu ama biz asıl görevimiz üzerine yoğunlaştık, sadece susurlukta patlak veren olayın perde arkasını araştırmakla vazifeli olduğumuz ve süremiz kısıtlı olduğu için ergenekonla ilgilenmedik’ dedi. Gayet anlaşılıyorki tek parti ve güçlü bir siyasi iktidar ile dahi sıkıntılar yaşanıyorsa, derme çatma iktidar ve kapıdan dışarı adımınızı attığınızda can güvenliğinizin olmadığı bir dönemde << cesur yürek >> olmak kolay değildir.

17 Oca, 2009
Tuncay Güney’in 2001 yılında polis nezaretinde ve işkence altında alındığı söylenen ifadeler basına verildi. Güney’in söyledikleri yenilir yutulur değildi, Ergenekonun çekirdek kadrosundan tutunda medya, siyaset, asker ve dış güçlerin rollerini tüm detaylarıyla anlatıyordu, adam sanki öğrencilere konferans veriyordu. Biz gelelim konumuza, bu açıklamalarda isimleri anılan eski orgeneraller vardı ve Ergenekonun başı olarak ifade ediliyorlardı.
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Ogeneral İsmail Hakkı Karadayı,
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Necip Torumtay,
Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman,
Eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Rasim Betir,
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Güven Erkaya,
Emekli Tümgeneral Nejat Müldür,
Emekli Tümgeneral Osman Özbek,
Emekli Tuğgeneral Engin Hoş,
Emekli Tuğgeneral Veli Küçük