Askerin içindeki derin yapılanmanın, çetelerin, General rütbesi altında ekmeğini yediği ülke vatandaşının tepesine balyoz gibi inmek isteyenlerin son çırpınışıdır bu olanlar.

Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ, koltuğu bırakmak üzereyken neden ısrar ediyor?. Üzerinde şaibeler olan Org. Hasan Iğsız'ın KKK'na atanmasını niçin çok istiyor ve diğer Komutanların önünü tıkamak için elinden geleni yapıyor.

Bu onların son çırpınışı…

İlker Başbuğ, kendi döneminde oldukça kötü ve başarısız bir yönetim sergilemiştir. Hatırlayacak olursak ortaya çıkan tüm suç unsurlarını bir şekilde savunmuş ve 'boru, boş kağıt, akan kanlardan onlarda sorumludur, Allah diyen bir ordunun askeri nasıl olurda camii bombalar' gibi sözlerle hep askerin içindeki cuntaya sahip çıkmıştır. Hal böyle ise 'Başbuğ' boş yere ayağını diremiyor.

 

Ortada, Hantepe baskınında yapılan ihanet ve Heron uçaklarının düşürülmek istenmesi gerçeği varken, Genelkurmay başkanının hiç gık'ı çıkmıyor ama yerine istediği General'i getirmek için bu ülkeye kriz yaratmaktan geri kalmıyor.

Biliyorlarki, kökleri Devlet'i Osmaniye'ye dayanan cunta yapılanması çok büyük bir darbe alacak, Türkiye Cumhuriyeti demokratikleştikçe böyle oluşumlarım ömrü uzun olamayacak.

 

Dikkat ettiniz mi? son dönemlerde hiç bir muhalif parti yapıcı davranışlar sergilememiştir. Emir büyük yerden geldiği için var güçleriyle iktidara yüklenmişlerdir. CHP'de, Deniz Baykal'ın uçkur gate oalyından sonra 'Kılıçdaroğlu'nun başa geçmesiyle bazı şeyler yerinden oynar diye düşünülmüştü ama değişen sadece kelle oldu, beyin olduğu gibi 'kaput' aynı tas aynı hamam devam ediyor.

 

MHP'ye gelince onlarda var güçleriyle çalışıyorlar, haa! son günlerde kulislerde dolaşan fısıltılara göre Devlet Bahçeli'nin de ayağının kaydırılacağı, CHP'nin başına gelenlerin MHP için de planlandığı konuşuluyor. Devlet Bahçeli'yi, uçkur gate gibi oyuna getiremeyebilirler ancak,  adamların ellerinde dosya çoktur ve bir yerden bindirirler, sadece izlemekle yetiniriz.

 

K. Kılıçdaroğlu, aslında CHP'nin başına böyle gelmek istemezdi, uzaktan kumandayla yönetilir gibi istediğini değil istenileni konuşmak zorunda olmasının nedeni, kendisi hakkında hazırlanmış olan belge ve görüntülerin bilincinde olmasındandır.

 

Hükümetin ya da Başbakan'ın yapacağı tek şey vardı ve bu fırsatı kaçırdılar. Başbakan diyebilirdi ki, "sizin vazifeniz bu ülkenin bölünmez bütünüğünü dışarıdan gelebilecek tüm tehditlere karşı korumak değil mi? öyleyse bu feryat neden?, işinize gelmiyorsa verin istifanızı, yerinizi dolduracak nice vatan evlatları var" deseydi 'tarih' yazardı. 

  • Facebook
  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

sende bir şeyler karala...